Arap devrimi Boruistan’ı da vurur mu? – timeturk


Orta Asya’daki petrol kaynaklarının jeopolitik kontrol için mücadeleler, halk öfkesinin zeminine karşı tükeniyor.

17 Mayıs 2011 Salı
Pepe Escobar * / TIMETURK

Tunus ve Mısır’a rağmen, mutlak erkin o “mutlu” günleri hâlâ canlı ve Kuzey Kore’den Burma’ya (Myanmar), Suudi Arabistan’dan Orta Asya’ya kadar her yerde işbaşında.

Geçen aybaşında, Kazak Başkanı Nursultan Nazarbayev, Kim Jong-il’imsi (Kuzey Kore Başkanı) farkla, yüzde 95,5 oyla bir kez daha seçimi kazandı. Neredeyse hiç siyasi bir tartışma yoktu çünkü 3 rakibinin hepsi onun kazanmasını istiyordu (şaka değil gerçek).

Yetmiş yaşındaki Nazarbayev, Sovyetler Birliği’nin çöktüğü 1991’de kurulduğundan beri Kazakistan’ın başında.

Kar Leoparı evvela bir Apple işletim sistemi değil, Nazarbayev sisteminin dış dünyaya satılma şekliydi. Fikir, ülkenin bir Asya kaplanı haline gelmesiydi. Fakat Kazak kaplanları yok fakat az sayıda kar leoparı var. Bu nedenle Nazarbayev, “2030’da Kazakistan’ın önde gelen Asya kar leoparı olacağı” sözünü veriyor.

2011 Büyük Arap Devrimi karşısında, Nazarbayev, kar leoparının her şeyin üzerinde “istikrara” ihtiyacı olduğunu söyledi. Türkçesi, kar leoparlarının yasemin kokusunu duymaya ihtiyacı yok. Daha da ötesi, baş leopar, adeta tahtı üzerinde can vermeye kararlı.

Gaz, altın ve leoparlar…

Orta Asya’nın en büyük ekonomisi Kazakistan, üstün stratejik servetlerin üzerine yatıyor. Dünya’daki 9’ncu en büyük ulus, en büyük karasal ülke olmasının yanında Rusya’yla 7 bin km’lik kuzey sınırına, Çin’in batı Hazar Denizi’ne bağlantısına ve petrol-gaz-altın-manganez-uranyum kaynaklarına sahip.

Yegâne sorunu Suudi Arabistan’ınki gibi. Çok fazla insanı yok, sadece 16 milyon kişi yaşıyor. (Kilometre kare başına 6 kişi düşüyor)

Kazakistan, ekseri zamanı (Avrupa kadar, Çin ve Hindistan gibi Asya’nın enerji geleceği için mutlak elzem) Boruistan denen girift çelik satranç tahtasında geçen Avrasya’daki Yeni Büyük Oyun’da anahtar oyuncu olmak zorundadır.

Orta Doğu kadar, Orta Asya da, Washington ve NATO için ultra-stratejiktir. Hâlihazırda, Afganistan’da bu dibine kadar uygulamadadır.

Kazakistan ve Türkmenistan’daki enerji güç merkezlerinde yasemin kokusu duyulmadığı sürece, Pentagon stratejicileri, postalları içinde titreme ihtiyacı duymaz.

Orta Doğu’daki gibi, Nazarbayev, Özbekistan’ın İslam Kerimov’u ve Türkmenistan’ın muhteşem isimli Gurbangülü Berdimuhammedov gibi bölgesel liderler,  yıllanmış, “biz ya da el-Kaide” mesajını vurgulayarak daima “istikrar” mottosundan dem vurur. El-Kaide’nin anlamı, İslamcı/cihatçı grupların gevşek ağıdır. Bunlardan en meşumu, Taliban-ilişkili Özbekistan İslam Hareketi’dir. (IMU)

Her ne kadar (tıpkı Pentagon gibi) Bir Numaralı Kar Leoparı, güvende hissetse de, Kuzey Afrika’nın yasemin kokusunun Kuzey Afrika’dan Orta Asya bozkırlarına göç etmemesi için tarihi bir neden yok. Sosyal adaletsizlikten gençler arasındaki yüksek işsizliğe; astronomik yozlaşmadan başkan sulbünün hazineyi yağmalamasına kadar tüm gerekli öğeler mevcut.

Kazakistan ve Azerbaycan (Kafkaslarda) aslında Arap rantçı petrol devletlerinin kuzenleridir. Tacikistan ve Kırgızistan, fazlasıyla işgücü göçüne dayalıdır. Özellikle de Rusya’ya ve tıpkı Tunus, Mısır ve Yemen’in olduğu gibi düzenli havale akışına ihtiyaç duyar.

Tüm Orta Asya “stanları” (İsviçre’deki kantonlar arasında savaşı engelleyen anlaşmalar), spekülasyonla oluşmuş gıda fiyatlarının tavan yapması yanında küresel krizi teğet olmayan şekilde hissetti. Orta Asyalıların yüzde 40’ı yoksulluk sınırı altında yaşıyor.

Orta Asya’nın İsveç’i Kırgızistan’da, hâlihazırda renkli bir devrim ve sonuçlarını yaşıyor. Geçen sene başkan Bakiyev devrildi ve bir kez daha Fergana Vadisi’ndeki Oş’ta çalkantı sürüyor. Yüzlerce kişi öldü ve 300 binden fazla kişi yerinden oldu.

Bu arada, Nazarbayev, Orta Asya’da moda olan renkli devrimleri ile karşı-devrimlerin hegemonyasından paçayı sıyırabildi. Bazı “stan”ların arıza çıkardığını zira liderlerinin zayıf olduğunu söyledi. Öte yandan Kazakistan’ın “güçlü bir lideri” vardı.

Siyasi baskı terimleri açısında, gerek Özbekistan gerekse de Türkmenistan, sürekli Uluslararası Af Örgütü’nü, Kazakistan’da sahne arkasında olmakla suçladı. Hala şüphesi olanlar için, WikiLeaks belgeleri Özbekistan’ı, yozlaşma, zorunlu çalıştırma ve işkencenin kâbusu olarak tanımladığını belirtelim.

Can alıcı nokta, Afganistan’daki “güvenlik” ihtiyacı ve Batı’nın yerel demokrasi-yanlısı gösterileri destekleme olasılığının üzerine çıkan daha-fazla-girift petrol/gaz anlaşmalarının zorlamasıdır.

Rüzgârla geçemedi

Bir çobanın en büyük oğlu, eski çelik işçisi, Kazakistan Komünist Partisi’nin ilk sekreteri Nazarbayev, kolayca Hazar Denizi’nin doğusundaki eski Sovyet cumhuriyetleri arasında en ala başarı öyküsüne önderlik ettiğiyle övünebilir.

Birçokları 1997’de Kazakistan başkentini, tarihle-gebe Almata’dan acımasız rüzgârlı Astana steplerine taşıdığında karşı çıkmıştı. Astana, Moğolistan’ın Ulan Bator’undan sonra dünyanın en-soğuk-ikinci başkentidir.

Dubai çöllerinde karla eğlenebiliyorsanız, Sör Norman Foster tarafından tasarlanmış dünyanın en büyük çadırı, 14 futbol sahası büyüklüğünde elips bir alanı plastikle örten yarısaydam bir cennet Han Şatır’ın huzurlu palmiyeleri arasında da eğlenebilirsiniz.

Kar leoparı elbette ki post-modern çadırların ötesinde bir şeydir. Olay, Yeni Büyük Oyun’da Çin ve ABD’yle ilgilidir. Çinli petrol devleri, Kazak petrol üretiminin yüzde 22’sini kontrol ediyor. Çin, neredeyse her olası petrol sahasını satın alıyor. Amerika’nın petrol endüstrisindeki yüzde 24’lük payına kıyasla büsbütün kıyamet senaryosu değil. Her halükarda Çin, Doğu Türkistan’a (Sincan) bir petrol boru hattı inşa etti ve şimdi gaz boru hattı döşüyor. Sıradan bir Kazak’ın ülkenin ekserisini yalayıp yuttuğuna dair korkusu aslında bir gerçektir.

Bir Numaralı Kar Leoparı, halefiyle ilgili endişeleniyor. Aile işi olarak kalmak zorunda olduğunu düşünüyor. Şimdilerde Orta Asya birliği hayal ediyor. Büyük Sibirya nehirlerini Kazakistan’a akıtmaya dair eski Sovyet düşüncesini diriltmeye çalışıyor. Böylece “tüm Orta Asya bölgesi için su kaynağı” sağlamış olacak ve en azından teoride eski çekişen cumhuriyetleri bir araya getirebilecek.

Fakat dırdırcı özgürlük rüzgârları ölmeyecek. Mısır ve Suriye bunun ispatıdır. Korku duvarı bir kez yıkıldı mı, leoparlar dahi yasemin denizinde boğulabilir.

*Pepe Escobar: Gazeteci-Yazar. Küreselleşme: Küresel Dünya Nasıl Savaşta Eriyor? (Nimble Kitapları, 2007) ve Kırmızı Bölge Mavileşirken: Dalgalanan Bağdat’tan Bir Enstante adlı kitaplarının yazarı. Obama Küreselleşme Yapar (Nimble Kitapları, 2009) yeni çıkan kitabıdır.

Bu makale Oğuz Eser tarafından Timeturk.Com için tercüme edilmiştir.

http://www.timeturk.com/tr/2011/05/17/arap-devrimi-boruistan-i-da-vurur-mu.html

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: