Allah Türkleri affetsin, onlar tarihin akışını değiştirdiler


Türkler Gazze’ye Özgürlük filosu (Mavi Marmara Gemisi) ismini verdikleri hamleleriyle biz Araplara yaklaşmak istediler ve bizlere insanlardan gizlediğimiz ayıplarımızı gösterdiler. Aynı zamanda Gazze’nin işgal altında olduğunu da hatırlattılar. Bizler ise Gazze’nin işgalini ve Gazze isminde bir Filistin toprağı olduğunu, orada yaşayan bir buçuk milyon insanın ve bilumum diğer canlıların olduğunu biliyorduk. Gazze’de yaşamakta olan bütün mahlûkatın; suya, gıdaya ve yemeğe muhtaç olduklarını hatırlamak istemiyorduk… Şayet Türkler olmasaydı biz bunları unutmuş veya unutmaya başlamış olacaktık.

Allah Türkleri affetsin,

Onlar gemilerini (Özgürlük Filosu) ve gemi tayfalarını toplayıp çeşitli ırk ve milletlerden de insanları teşvik ederek bu filo ile birlikte Gazze’ye gönderdiler. Bu filo ile Türkler; yüzlerce farklı din ve ülke insanını; genç, ihtiyar, kadın, erkek, işçi, memur, doktor ve mühendisi, ilim adamları ve kanaat önderlerini bir araya getirdiler.

Amaçları; İnsanlara yiyecek, ilaç ve temel ihtiyaç maddelerinin götürülmesi konularında Gazze’de yaşayan insanlar için seferber edebilmekti. Hatta öyle insanları ikna ettiler ki Nobel ödülü alan insanları dahi kendi aralarına kattılar. Cenabı hak bu teşvik ve yönlendirmeleri devam ettirsin.

Bu işi organize edenler; ilim adamları veyahut siyaset adamları değillerdi. Bizim ilim adamlarımızın ve din adamlarımızın dedikleri gibi “Türkler bu hamleleriyle; bizleri meşgul olduğumuz pek çok meseleden alıkoydular. Biz Arap âlemi olarak aramızdaki ihtilaflardan dolayı bir türlü anlaşamıyorduk. Bu ihtilaflar; İsrail’le direk veya dolaylı müzakereler olacak mı? Olmayacak mı? Bizler İsrail’le müzakerelerde ise bir adım ileri bir adım geri atıyorduk. Saygı değer Arap birliğimizin İsrail ile dolaylı olarak müzakereye 2 ay öncesinden muvafakat vermesine rağmen bu karara ilişkin lehte ve aleyhte hiçbir görüş işitememiştik.

Allah Türkleri affetsin,

Türkler bizlere uluslar arası sularda vaki olan Özgürlük Filosu katliamından sonra bile müzakerelerde ısrar etmemiz gerektiğini göstermiş oldular. Bizim içimizden birileri belki kendi kendine şöyle dedi ” İsrail müzakerelerden çekilmek için yine yapacağını yaptı”.

Bu Özgürlük Filosunda ki ‘Gazze için hürriyet’ kurbanlarına gelince;

Biz Araplar bu olaya karşı çıkmak ve eleştirmekle yetineceğiz ve devlet terörü diye nitelendireceğiz. Ondan sonra bekli de 3 günlük yas ilan edeceğiz.

Sizce Türkler, bu bizim yapacaklarımızla yetinecekler mi?

Veyahut biz Arapları dünyanın gözü önünde bu yaptıklarından daha fazla mahcup mu etmek istiyorlar?

Acaba !?

Türkler dünyaya;

İsrail, Gazze’yi karadan kuşattı. Ve aynı zamanda ambargo ve abluka ile Gazze’yi dünyadan izole etti.

Biz Araplar ise İsrail’den daha maharetle yer altından tüneller açarak Gazze’lileri aynı şekilde dünyadan tecrit ediyoruz…

Türkler de İsrail’e yardım etmek için Gazze’yi denizden kuşattılar?

Böylece Gazze’de bir sivrisinek uçmasın ki biz onu gözetlemiş olmayalım demesi için mi? İsrail’e yardım ediyorlar!?

Türkler gemilerini neden Gazze’ye yürütüyorlar?

Yoksa bu yeni bir büyüklüğün göstergesi mi?

Yahut Osmanlı hâkimiyetine veya tarih kitaplarımızın okullarda bize öğrettiği üzere

Türk sömürgeciliğine bir dönüş mü?

Ya da bize şunu mu? Fısıldamak ve hatırlatmak istiyorlar?

Filistin onların otoritesi ve hâkimiyeti altında iken Yahudiler oraya cüret edip girememişlerdi de bize teslim ettiklerinde biz çok müsamahakâr davrandık ve orayı kendi ellerimizle Yahudilere teslim ettik.

Zaten biz müsamahakâr bir ümmet değil miyiz?

Ya da birisi Türklerin bir yerine dokunduğu zaman yaptıkları gibi bizimde en basit bir sebeple ayağa kalkmamızı mı istiyorlar?

Allah Türkleri affetsin,

Onlar tarihin akışını değiştirdiler. Biz bu Gazze’nin acılarını unutmuştuk. Ve hayatın bin bir türlü meşgalesine dalmıştık. Hatta bazılarımız; Gazze ve Filistin’le alakalı haberleri duymaktan bıkar olmuştu. Ve dilinin ucuna şöyle bir yazı da asmıştı ” Filistin’den bize ne! Kraldan fazla kralcı mı olalım? ” Filistin’den değil başka bir şeyden bahsedin bize ” der olmuşlardı. Sonunda Türkler geldiler.

Allah onları affetsin,

Deniz üzerinde Yahudilerle uluslararası sularda karşılaştılar ve orada kapıştılar. Bu mücadeleleri ve hamlelerine ilişkin haberlerini dinlemekle bizleri meşgul ettiler. Sanki dünya bu Özgürlük filosunun (Mavi Marmara Gemisi) haberleri dışında hiçbir haberle meşgul olmadı. Bizim yerel kanallarımız geçtiğimiz birkaç gün boyunca bizleri Türklerin Gazze’ye Özgürlük haberleriyle meşgul ettiler. Bazı kanallarımızın günde birkaç defa yayınladığı Türk dizilerini dahi takip edemedik. Ancak diğer bazı kanallar bizi eğlendirme konusunda çok hırslıydılar ve bu nedenle Özgürlük filosuna dair haberlerin sebep olduğu psikolojik baskıyı hafifletme konusunda ısrarcı oldular. Dolayısıyla söz konusu günler boyunca Türk dizilerini yayınlayarak bizi rahatlatıp eğlendirdiler. Bu kanallar bize sanki şöyle söylüyordu; “Türklerin bu hareketleri sizleri gururlandırmasın, çünkü onlar ya Mühenned veya Nurdur!” (Türkçe den Arapçaya çevrilen ‘Gümüş’ dizisindeki başrol oyuncularının Arap seyircisi tarafından bilinen isimleri)

Biz Arap âlemi olarak Gazze’deki Ambargo ve ablukanın kaldırılmasını talep etmekle yetinirken bizim Filistin meselesi karşısında ki tavrımız; devamlı İsrail’i kınama ve inkâr şeklinde sadece sözde kalan fiili olmayan ve ablukanın kaldırılması isteğiyle nihayete eren bir tutumdan ibaretti. Sanki Gazze; Mars gezegeni kadar uzaktır. Oraya ulaşmak için ise uzay gemisine ihtiyaç vardır!! Sanki tiyatro sahnesinde “başkanlık” sunumu yapılmaktadır. Başkan yardımcısı destek vermek için kürsüye gelir. Ve kürsüde “nazik” bir konuşma yapar ve bilahare sorar “evet kelimesini ne zaman öğrendiniz” ona “Evet bir takımdır ve onu koruyalım derler” uygun ilişkilerde O başkanımıza söyleyelim” bizim takımımızdan ziyade onun bir çok ilişkileri başlıyor !!

Ama şu anda ise bizden başka Filistin için ölen ve Gazze’li çocuklar için dünyayı hareketlendiren Türklerin olduğunu da görmüş olduk.

Allah Türkleri affetsin,

Bütün bunları bizlere gösterdiler.

Aslında Filistin’den Türklere ne!! Ve onlar Arap da, Filistin’li de değiller. Acaba onlar orada hak sahibi olduklarını mı söylemek istiyorlar? Çünkü onlarda Müslümanlar!

Müslüman Araplar bu meselede daha öncelikli değil midirler? Milyonlarca Müslüman, Filistin meselesine katkıda bulunmuyorlar mı?

O halde siz Araplar niçin çocuklarının ve dostlarının önünde “Gazzeliler Müslüman mıdır?” diye sorduklarında sıkıntı duyuyorsunuz. Yoksa bu konuda fetva vermek için bir hoca efendiye mi ihtiyaç var? Ne yazık ki hoca efendiler siyasi konularda fetva vermiyorlar.

Bazı hoca efendilerimiz için bu konudan daha önemli meseleler vardır. Mesela onlar ” büyüklerine süt emzirmek ve o süt emzirmenin keyfiyetiyle meşgul olurlar. ” acaba şoför ve ya işçi, evde ev sahibesinden süt eme bilirler mi? Ev sahibi çalıştırdığı hizmetçi kadından süt eme bilir mi? Gibi soruları cevaplamaya çalışıyorlar.!!!

Ancak bir kısım âlimler ise asrın meselelerine katılmak istiyorlar ve çeşitli eğitim seminerlerinde halkı şöyle eğitiyorlar “İsraillin zıddına savaşmak ve cihad etmek caiz değildir. Çünkü İsrail komşudur ve Resulü Ekrem (aleyhissalatü vesselam) efendimiz ‘Komşuyla alakalar hususunda; komşuya iyilikle muameleyi emir ferman buyurmuştur’!!

Türkler niçin, bu fetvayı almıyorlar! Bu fetvayı alıp, İstanbul sahiline oturup İstanbul boğazından geçen gemileri keyifle seyretmekle yetinmiyorlar da!! Bizleri sıkıntı ve rahatsızlığa sevk edecek olan bu gemileri Gazze’ye gönderiyorlar.

Allah siz Türkleri affetsin.

Dr. Said HARİB

07.06.2010

Tercüme: Mustafa Köseoğlu

ERK

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: