Özbekistanlı fahişelerin Türkiye, özellikle de Antalya’daki otellerde çalıştıkları söylenmekte.
19.02.2010
Hürmet BABACAN
Fergana’da insan ticareti oldukça arttı. İnsan tâcirlerinin kandırarak Türkiye’ye fuhuş yaptırmak için getirdiği kadınların çoğunun Özbekistan’a döndükten sonra işsizlik ve maddî sıkıntılar yüzünden kendi istekleriyle bu işi devam ettirmek amacıyla Türkiye’ye geri döndükleri belirtiliyor. Özbekistan’dan çıkış vizesi alımındaki bürokratik engellere aldırmadan yaşları 20-25 civarındaki Özbek kızları kim oldukları bilinmeyen kişiler aracılığıyla kolayca Türkiye’ye getiriliyor.
Onları cinsel sömürü amacıyla Türkiye’ye getirmekle ise Özbekistan ve Türkiye uyruklu kişilerin ilgilendiği ortaya çıktı.
Azatlık radyosu, bu kişilerin vaadlerine kanarak Türkiye’ye gelen ve fahişeliğe zorlanan kızlardan birinin yardımıyla bu ilişkiler yumağını çözmeye çalıştı.
Muhabbet Ahmedova adlı 20 yaşındaki Ferganalı kızın söylediklerine göre, o geçen yıl sonbahar aylarında Mergilanlı Hurşide Sabirova isimli muhabbet tellalı kadın tarafından iş bulma vaadiyle kandırılarak Antalya’ya getirilmiş.
Antalya’ya gelir gelmez pasaportu ve dönüş bileti elinden alınmış. Bir dükkanda tezgahtarlık yapacaksın, diyerek onu aldatan muhabbet tellalları onu fuhşa zorlamış.
Muhabbet Ahmedova: Yalan söyleyerek beni başka bir işe götürdü. Oraya vardığımda ise daha değişik konuştu. “Markette çalışacaksın.” diyerek götürdü beni. Vardığımda gördüm ki fahişelikmiş.
Azatlık: Onlar sizi tehdit ettiler mi?
Muhabbat Ahmedova: Pasaportlarımıza el koydular.
Azatlık: Antalya’da nerdeydiniz?
Muhabbat Ahmedova: Manavgat’ta bulundum.
Azatlık: Muhabbet tellallığı yapan bu kadınları tanıyor musunuz? Kimler onlar?
Muhabbat Ahmedova: Ben birini tanıyorum sadece. Diğerlerini tanımıyorum. Hurşide denen kızı tanıyorum.
Azatlık: Orada sizin gördüğünüz Özbek kızları şu işi isteyerek mi yapıyorlar; yoksa onları zorluyorlar mı?
Muhabbat Ahmedova: Bazıları istiyordur, bazıları zorla yapıyordur; bilmiyorum.
Azatlık: Siz, onların elinden nasıl kaçıp kurtuldunuz?
Muhabbat Ahmedova: Onlar pasaportumu alarak biletimi iptal ettirmişlerdi. Ben biletimi düzelttirerek geri aldım.
Azatlık: Onlar Türkiye’ye götürmek için neler vaat ettiler?
Muhabbat Ahmedova: Eşim var. Oradan evlendim. Güzel bir iş bulup seni yerleştiririm.” dedi.
Azatlık: Şimdi ne yapıyorsunuz?
“Şimdi okumaya çalışıyorum.” diyor Muhabbat Ahmedova.
Muhabbet’in söylediğine göre “Abik” lakaplı Türk genciyle sahte nikah kıyan ve muhabbet tellallığıyla iştigal eden “Filiza” lakaplı Hurşide Sabirova tarafından onlarca Özbekistanlı genç kız Antalya’ya getirilerek fahişeliğe zorlanmış. Karşı gelenler Özbekistanlı muhabbet tellalının Türkiyeli sahte eşi “Abik” lakaplı genç tarafından dövülmüş.
Biz bu “Filiza” lakaplı muhabbet tellalı ve “Abik” lakaplı onun Türk vatandaşı eşinin telefon numaralarını Muhabbet’ten alarak onlara telefon ettik.
“Filiza”nın telefonu kapatılmış. “Abik”in telefonunu çaldırdığımıza telefona cevap veren erkek: “Bu numarayı size kim verdi?” diyerek küfretmeye başladı.
- Bu numarayı sana kim verdi? Kim vermişse onun falanını falan yaparım, dedi bu genç.
Söylendiğine göre, “Filiza” lakaplı Özbekistanlı muhabbet tellalı kadın ve onun Türkiye vatandaşı kocası “Abik” Kumköy’deki “Beltürk” otelinde kalmakta ve burada muhabbet telalığı yapmakta. “Beltürk” oteline telefon ettiğimizde otel çalışanlarından biri “Abik”in bir süre önce otelden ayrıldığını söyledi.
- Abik yok. Hepsi bir süre önce burayı terk etti, dedi “Beltürk” otelinin çalışanı.
Şu anda Türkiye’nin Antalya şehrindeki otellerde fahişelik yapan Özbekistanlıların sayısının 1000’i aştığı söyleniyor. Onların daha çok Türkiye’deki “Apart” diye adlandırılan küçük otellerde çalıştıkları ifade ediliyor.
Özbekistan’daki “Hazırcevap grubu” diye adlandırılan teşkilâta göre Kumköy, Side ve Manavgat’taki “Orient”, “Platana”, “Şafak”, “Şirinpark”, “Güneşli”, “Nil” otelleri Özbek hayat kadınlarıyla dolup taşmış.
Söylendiğine göre Ferganalı kızları Türkiye’ye göndermekle iştigal eden muhabbet tellalları Fergana şehrinin Kırguli (Kırgülü olsa gerek. akt.) kesiminden. Onlar yurtdışına göndermek için kızları belirleyerek çıkış vizesini ve gerekli belgeleri de hazırlıyorlar.
Gerçi Türk polisi zaman zaman Antalya’da fuhşa karşı baskınlar düzenlese de bazı polislerin yüklü miktarlarda rüşvet karşılığında bunları görmezden geldiği tahmin ediliyor.
Bazı muhabbet tellalları, kızlara, Özbekistan ve Türkiye’de kamu düzenini sağlamakla görevli birimlerde tanıdıklarının olduğunu da söylemiş.
Fakat Türk polisinin Antalya Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi temsilcisi Hikmet KARAGÖZLÜ Antalya’ya Özbekistan’dan kızların fuhuş amacıyla geldiklerini doğruladı; fakat “fuhuş” işine polisin de karışmış olduğu hakkındaki iddiaları inkâr etti.
- Antalya’ya fuhuş amacıyla Özbek, Gürcü, Rus uyruklu kadınların zaman zaman geldikleri görülüyor. Fakat bu işe polisin de karışmış olduğu iddiası kesinlikle asılsızdır. Zaten Kumköy polisi kısa süre önce baskınlar düzenledi ve bu gibi durumlara karşı ciddi önlemler almakta.
Azatlık: Bu baskınlarda herhangi bir muhabbet tellalı veya insan tâcirinin tutuklandığı oldu mu şu zamana kadar?
- Niye olmasın, tutuklananlar oldukça fazla. Fakat zorla fuhuş yaptırma oldukça az. Çoğu buraya gönüllü olarak fahişelik yapmak için gelmekte, diyor Hikmet KARAGÖZLÜ.
Kızlar, Özbekistan’dan Türkiye’ye en fazla üç aylığına getiriliyor. Özbekistan vatandaşlarının bundan daha uzun süre Türkiye’de kalmaları mümkün değil.
Onlar önce en ucuz otellere yerleştiriliyor. Her birine günlük 100 dolarlık ücret ödeniyor.
Bu yolla insan ticareti kurbanı olan bu kızlar fahişeye dönüştürülüyor. Onlardan biriyle konuşurken kızların Türkiye’de ne iş yaptıklarını soruyoruz.
- Otel var. Otele geliyorsunuz, görüyorsunuz. Hangisini isterseniz onu alıyorsunuz, diyor bizimle görüşen kızlardan biri.
Özbekistan’da insan ticaretine karşı kanun kabul edildi ve resmî düzeyde değişik devletlerin teşkilâtlarıyla koordinasyonu sağlayacak birimler bile kuruldu. Bu birimin vilâyetlerdeki merkezleri de faaliyete başladıklarını ilan etti.
Buna rağmen, hukuk savunucularına göre, Özbekistan’dan fuhuş için Ortadoğu devletlerine özellikle de Türkiye’ye düzenli olarak gönderilenlerin sayısı azalmıyor.
Ferganalı hukuk savunucularından Abduselam Ergaşev, vilâyette insan ticaretinin son zamanlarda oldukça arttığını ve kurbanların çoğunun fuhşa zorlanan kadınlar olduğunu ifade ediyor.
Abduselam Ergaşev: Önceleri, bu şekilde götürüyorlardı, bir ay içinde 10-12 bin dolar kazanıyorlardı. Sonra kendileri öğrenerek gitmeye başladılar, bir kere gidip gelerek öğrendiler, diyor.
Azatlık: Fahişelik yapacaklarını bilerek mi gidiyorlar?
Abduselam Ergaşev: İlkinde biri kandırıp götürüyor. Paranın tadını aldıktan sonra kendileri gidiyor. Kendileri kalıyor, bunu dışında çoğunlukla yakın arkadaşlarını alıp götürüyorlar. Şu an, söylediklerine göre Antalya’nın beş altı yerinde 5000’e yakın Özbek kızı varmış. En çoğu da Fergana vilâyetindenmiş. Fergana vilâyetinin Kuva bölgesindenmiş.
Azatlık: Fergana kızları güzel, namuslu, erdemli Özbek kızlarının timsâli sayılıyor. Onları buna ne zorluyor? Hatta savaş zamanında bile Özbek kadını bu duruma düşmemişti deniyor.
Abduselam Ergaşev: Bağımsızlığımızı kazandığımızdan beri maneviyat denen şey yok oldu, değeri de kalmadı. Özbekistan’da herkes “kendin için öl yetim” anlayışıyla hareket etmeye başladı. Beni bir şey hayretler içinde bırakıyor ki şu fuhuş için gidip de geri dönmeyenlerin aileleriyle konuştuğunuzda, Özbek’im diye beline kuşağını sarıp dolaşan babaları: “Fahişelik yapmış da ne olmuş? Burda ne iş yapardı?” diyor. Biri: “Ben 16 yaşına geldiğinde eline pasaport alıp verdim. Seçim kendisinin.” deyip oturuyor. Zihniyet tamamen bozulup gitti. Maneviyat, ahlâk, hiçbir şey kalmadı.
Azatlık: Özbekistan hükümeti insan ticaretine karşı yeterli derecede önlem alıyor mu?
- Uluslararası kanunlar, uluslar arası bilmem nelerle karşılaştırsanız mücadele ediliyormuş gibi. Bir projede çalışırken Türkiye’deki çalışma arkadaşlarımızın söylediğine göre yakalanan Özbek kızlarını sınır dışı etseler bile bir hafta sonra aynı kişiler ellerinde yeni pasaport, başka isimle geliyormuş. “Bizim sen geçen sefer falancaydın demeye hakkımız yok.” diyor. 2011’de biometrik pasaporta geçilirse bu tür hile ve aldatmaların önü alınır. Biometrik pasaport alan kişi adını ve soyadını değiştiremiyor. Değiştirirse hemen yakalanır. Çünkü parmak izi uyuşmuyor, diyor Abduselam Ergaşev.
Son yıllarda birçok Arap devletinde, aynı şekilde Güney Kore, Hindistan, Tayland ve Malezya’da Özbekistan vatandaşı olan yüzlerce kadının fahişelikle suçlanarak tutuklanmasına ve sınır dışı edilmesine tanık olduk. Uluslararası teşkilâtlara göre Özbekistan’daki ekonomik darboğaz ve iş imkânlarının sınırlı olması fuhuş yoluyla gelir elde etmeye davetiye çıkarmakta.